İçeriğe geç
Rize Gazetem

Merakını gündelik hayatınla buluştur

Yeme İçme 4 dk okuma

Izgara ve Mangalda Pişirmenin Kuralları: Kor, Mesafe ve Sıra

Izgarada sonucu belirleyen şey malzeme değil ateşin yönetimidir. Koru hazırlamak, mesafeyi ayarlamak ve pişirme sırasını kurmak için temel kurallar.

Yazar: Berkay Sönmez

Izgarada pişen bir yemeğin tadı, kullanılan malzemeden çok ateşin yönetilmesine bağlıdır. Aynı et, aynı baharatla iki farklı mangalda tamamen farklı sonuç verebilir. Fark; korun hazırlanmasında, ızgaranın yüksekliğinde ve hangi malzemenin ne zaman ateşe konduğundadır. Bu üç başlığı öğrenen biri, hiçbir özel ekipmana ihtiyaç duymadan dışı güzel kızarmış, içi kurumamış sonuçlar alabilir.

Alev değil kor: ateşin doğru hâli

Izgaranın en yaygın hatası, alev hâlâ yükselirken pişirmeye başlamaktır. Alev yüzeyi hızla karartır ama içeriye ısı taşımaz; sonuç dışı yanmış, içi çiğ kalmış bir yemektir. Doğru zaman, kömürün alevinin sönüp üzerinin kül grisine döndüğü, altında kızıl bir parlaklığın kaldığı andır. Bu aşamaya gelmek genellikle epey zaman alır ve acele etmek en sık yapılan yanlıştır.

Korun eşit dağılması da önemlidir. Kömürü ızgaranın tamamına aynı kalınlıkta yaymak yerine bir tarafta daha kalın, diğer tarafta daha ince bir katman oluşturmak kullanışlıdır. Böylece yüksek ısılı bir bölge ile daha ılıman bir bölge elde edilir. Kalın parçalar önce sıcak bölgede renk alır, sonra ılıman tarafa çekilerek içi pişer. Bu iki bölgeli düzen, mangalda kontrolü sağlayan en pratik yöntemdir.

Mesafe: yüksekliği ayarlamak

Izgara ile kor arasındaki mesafe, ısının şiddetini belirleyen ana ayardır. Mesafe kısaldıkça yüzey daha hızlı kızarır, uzadıkça pişme yavaşlar ve içeri doğru daha eşit ilerler. İnce parçalar için kısa mesafe ve kısa süre uygundur; kalın parçalar içinse mesafeyi açmak ve süreyi uzatmak gerekir. Yüksekliği ayarlanabilen bir ızgara yoksa aynı sonucu iki bölgeli kor düzeniyle elde edebilirsiniz.

Elinizi ızgara seviyesinin biraz üzerinde tutarak ısıyı kabaca sınayabilirsiniz. Sıcaklık dayanılmaz derecede yüksekse mesafe açılmalı ya da biraz beklenmelidir. Bu basit kontrol, ilk parçayı boşa yakmadan doğru zamanı bulmanızı sağlar.

Sıra: hangi malzeme ne zaman ateşe gider?

Her şeyi aynı anda ızgaraya dizmek, bazı parçaların kuruması bazılarının çiğ kalması demektir. Doğru yaklaşım, pişme süresine göre sıralamaktır. Uzun süre isteyen kalın parçalar önce konur; ince dilimler, sebzeler ve hızlı pişen malzemeler sona bırakılır. Baharatlı ve şekerli soslarla harçlanmış malzemeler ise en sona kalmalıdır, çünkü şeker yüksek ısıda çabuk yanar ve acı bir tat bırakır.

Sebzeler için de aynı mantık geçerlidir. Sert dokulu olanlar daha uzun süre ister; yaprak yapılı ve sulu olanlar birkaç dakikada hazır olur. Sebzeleri eşit kalınlıkta kesmek pişmeyi dengeler. Doğrudan ızgara telinden düşecek kadar küçük parçalar şişe dizilebilir ya da bütün hâlde pişirilip sonra doğranabilir.

Çevirme, tuz ve dinlendirme

Sürekli çevirmek yüzeyin renk almasını engeller. Bir yüzü tam olarak mühürlenmeden çevirmemek, hem daha güzel bir kabuk hem de daha az yapışma sağlar. Malzemenin ızgaradan kolayca ayrılması, o yüzün hazır olduğunun iyi bir işaretidir; zorlayarak kaldırmak lifleri koparır. Çatal yerine maşa kullanmak da suyun akıp gitmesini önler.

Tuzun zamanı tartışmalı görünse de pratik bir kural vardır: kalın parçalarda tuzu önceden vermek yüzeyin dengeli tatlanmasını sağlar, ince parçalarda ise son anda tuzlamak daha iyidir. Pişen malzemeyi ızgaradan alır almaz kesmemek gerekir. Birkaç dakika dinlendirmek, içerideki suyun dağılmasına izin verir ve ilk kesişte tabakta biriken sıvıyı azaltır.

Güvenlik ve temizlik

Mangal her zaman açık havada, yanıcı maddelerden uzakta ve sağlam bir zeminde kurulmalıdır. Kapalı alanda kömür yakmak ciddi tehlike taşır. Ateşi hızlandırmak için yanıcı sıvı kullanmak da hem güvenlik açısından risklidir hem de yemeğe istenmeyen bir tat bırakır. Yanınızda su ya da uygun bir söndürücü bulundurmak temel bir önlemdir.

Izgara telini her kullanımdan önce ısıtıp fırçalamak yapışmayı azaltır. Kullanım sonrası soğuyan külü toplamak, bir sonraki sefer için hava akışını iyileştirir. Çiğ malzemenin durduğu tabağı pişmiş yemek için yeniden kullanmamak ise gıda güvenliğinin en basit ama en çok atlanan kuralıdır. Marine kabında kalan sıvıyı sos olarak kullanmak da uygun değildir.

Özetle

İyi bir ızgaranın formülü karmaşık değildir: alevin sönmesini bekleyin, korun bir yanını kalın bir yanını ince yayın, mesafeyi parçanın kalınlığına göre ayarlayın, uzun pişeni önce koyun ve dinlendirmeden kesmeyin. Bu birkaç kural yerleştiğinde tarifin kendisi ikinci plana düşer; aynı malzemeyle çok daha iyi sonuçlar almaya başlarsınız.